Haber

Ormanları kurtarmak: Söz üstüne söz


Geçen salı günü Glasgow’da düzenlenen COP 26 iklim zirvesinde 100’den fazla ülke dünya üzerindeki ormanların yok olmasını engellemek için söz verdi. 2030 yılına kadar alınacak önlemler için milyarlarca dolar harcanacak. İklim aktivistleri ise karınlarının sözlere tok olduğunu, daha önce de benzer vaatler duyduklarını söylüyor. Küresel Orman İzleme girişiminin direktörü, Crystal Davis, “Politik sözlere rağmen her geçen gün daha fazla orman kaybetmeye devam ediyoruz” diyor. Girişimin raporuna göre; 2001-2020 yılları arasında dünya orman varlığının yüzde 10’unu kaybettik. 411 milyon hektara denk gelen bu kayıp, ABD topraklarının yarısına denk geliyor. Sadece 2020 yılında 25.8 milyon hektar orman kayboldu, bu bile başlı başına 2001 yılındaki kayıpların iki katına denk geliyor. Ormanlar atmosferdeki karbondioksidi emdikleri için küresel ısınmayı yavaşlatıyorlar. Öte yandan ormanlar imar ve bilinçsiz tarım arazisi açma gibi yöntemler ile ortadan kaybolabiliyor. Birleşmiş Milletler raporuna göre; tarım, ormancılık ve toprağı işlemek için yürütülen başka faaliyetler yılda toplam sera gazı salınımının yüzde 23’ünü oluşturuyor. Stanford Üniversitesi’nden Profesör Gretchen Daily şu an küresel ısınmayı durdurmak için yapılabilecek en basit ve kolay şeyin ormanları korumak olduğu görüşünde. 2014 yılında da New York sözleşmesine 200’den fazla ülke imza atmış ve 2020 yılına kadar ormanların yok olmasını yavaşlatmak için söz vermişlerdi. Sonucu hepimiz görüyoruz. ‘POLİTİK İRADE YOK’ ABD’de orman yangınlarını engellemek için kurulan Ulusal Orman Yangınları Federasyonu direktörü Nathalie Walker, “Ormanları korumak için politik irade konmuyor, özel sektör sahip çıkmıyor” değerlendirmesinde bulunuyor. Dünyanın en büyük orman varlıklarından biri olan Yağmur Ormanları Brezilya hükümetinin tehdidi altında. İnsanlığın bu mirası sadece 2020 yılında yüzde 17 küçüldü. Yeni çıkan bir araştırmaya göre; Brezilya ekonomisi pandemi etkisi ile küçülmesine rağmen, sera gazı salınımı ülkedeki orman varlığının azalmasından dolayı yüzde 9 oranında artmış. 2001-2020 yılları arasında en fazla ormanlık alan kaybı yaşayan ülke 69.5 milyon hektar ile Rusya, onu 59.8 milyon hektar ile Brezilya ve 44.1 milyon hektar ile Kanada izliyor. RUSYA’NIN MÜŞTERİSİ ÇİN Uzmanlara göre; şu an Demokratik Kongo bütün ormanlarını kaybetme tehlikesi ile karşı karşıya. Özellikle kerestelerin yakıt için kullanılması ülkenin orman varlığını tehdit ediyor. Rusya’da ise kereste ihracatı stratejik bir sektör. Rusya’dan en fazla kereste alan ülke ise dünyanın üretim üssü: Çin. Yine de iyi haberler de var. Aralarında Türkiye’nin de bulunduğu pek çok ülke fidan dikme çalışmalarına hız veriyor. Pakistan önümüzdeki yıllarda 10 milyar fidan dikme hedefini koyarken, Kosta Rika’da hükümet, çevresindeki ormanlara zarar vermeyen çiftçilere para ödüyor. Endonezya ise palmiye yağı ihracatından dolayı çok sayıda ağaç kesen ülkelerden biri. Benzer bir sorun Papua Yeni Gine’de de var. Türkiye’den İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu ve İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer’in de katıldığı COP26 Glasgow zirvesinde 100’ü aşkın dünya ülkesi katıldı. Bu ülkeler dünyadaki orman varlığının yüzde 85’ini temsil ediyor. Ülkeler 2030 yılına kadar orman varlığını korumak ve artırmak için toplamda 19 milyar dolar gibi büyük bir kaynak ayırdılar. Uzmanlara göre bu kaynağı ayırmak kadar, bu kaynağın nereye harcandığını da takip etmek önemli. -Yukarıdaki makalede yer alan bilgilerin önemli bir bölümü The Washington Post’ta Tik Root ve Harry Stevens imzasıyla yayımlanan ‘The world has pledged to stop deforestation before. But trees are still disappearing at an ‘untenable rate.’’ isimli makaleden alınmıştır. Haber Global muhabiri Mehmet Altunışık, geçen Ağustos ayında güney bölgelerini saran orman yangınlarındaki izlenimlerini haberglobal.com.tr okurları için kaleme almıştı.? Kaynak: Web Özel

Join The Discussion

vbettr