Haber

Kendinize yalanlar söylemeyi bırakın! Gerçekler acıtsa bile…


Kimse yalancı olarak görülmek istemez. Yalancılar en hafif tabirle güvenilmez insanlar olarak etiketlenecektir; ahlaksız gibi daha ağır yaftalar da mümkün. Ancak bunları biliyor olmasına rağmen insan en çok kendine yalan söylüyor… Hem de durmaksızın. “Şu hamburgerle patates kızartmasını son kez yiyim zaten yarın diyete başlayacağım… Sürekli yakınsam da aslında işimi seviyorum… Onsuz yapamam…” Kendini kandırmaya çalışmanın mantıklı bir açıklaması olmamalı. En nihayetinde birine yalan söylerken, söylediğimiz şeyin aslında gerçek olmadığını biliriz. Peki hem yalanı söyleyen hem de yalanın söylendiği kişi aynıysa… Yani kendimize söylediğimiz şeyin doğru olmadığını bilirken kendimize nasıl yalan söyleyebiliriz ki? Buna cesaret dahi edemememiz lazım! Şöyle düşünün; yalanı söylediğiniz kişinin, söylediğiniz şeyin gerçek olmadığını kesinlikle bildiğini bilseniz yalan söyler miydiniz? BİLGİYİ KASTEN GÖZ ARDI ETMEK Pratikte bu, gerçeklerin önerdiğinden daha uygun bir sonuca varmak için bilgiyi kasten göz ardı etmek anlamına geliyor. Kabul edelim ki neredeyse herkes kendini bir noktada kandırıyor. Herkesin yapması bunu zararsız kılmıyor elbette. Bunun seviyesinin artması zihinsel sağlığın gittikçe bozulmasına yol açıyor. Yalanlar kişiyi kötü duygulardan bir süreliğine koruyabilir ancak bu dürüstlük içinde yaşamanın sunduğu derin esenliğe engel teşkil eder. Gerçekten mutlu olabilmek için kendimize karşı tamamen dürüst olmayı öğrenmemiz gerekiyor. Nispeten az sayıda insan başkasına karşı dürüsttür. Massachusetts Üniversitesi’nde lisans öğrencileri ile yapılan bir çalışmada, katılımcılarının yüzde 60’ının 10 dakikalık bir konuşma sırasında en az bir kez yalan söylediği tespit edildi. Bunların birçoğu 10 dakikalık süreye defalarca yalan sığdıracaktı. Gerçeği kendi zihnimizde çarpıtmak daha da yaygın olabilir. Kültürlerarası Psikoloji alanının öncülerinden Emeritus Prof. Harry Charalambos Triandis, Kendini Kandırmaya Giriş adlı çalışmasında “Tüm insanlar kendini kandırır” diyor. GERÇEKLER ÇOĞUNLUKLA… Hiç kimse kendine karşı tamamen dürüst değil zira gerçekler bazen, hatta çoğunlukla can acıtabilir. Dünyayı algılamadaki dürüstlük aynı zamanda “depresif gerçekçilik” olarak adlandırılan depresyonun ortak bir özelliğidir. Hayat can sıkıcı gerçeklerle doludur. Bazen ise insanlar kendini kandırmaya egolarını korumak ya da cesaret toplamak için başvuruyor. Kalabalıklara karşı konuşacaksanız ve içten içe çok geriliyorsanız “Hallederim bu işi, çok iyi konuşurum” demek cesaretinizi toplamak adına faydalı olabilir. Ancak bir girişimciyseniz ve fikrinizin harika olduğuna kendinizi inandırmaya çalışıyorsanız… Kopyayla başarılı olup torpille bir yere gelmiş olmak ve bunun hakkında kendinize dahi yalan söylemek haksız avantajlı haklı çıkaracağı gibi gerçek liyakati de ayırt etmeyi zorlaştırır ancak kötü niyetli bir ilişki veya ölümcül bir kötü alışkanlık gibi acı veren ancak yüzleşme gereken gerçekleri reddettiğinde bu davranış düpedüz tehlikeli bir hale gelir. 2016’da bilim insanları alkol ve uyuşturucu bağımlılarının aktif inkar (“İstediğim zaman bırakabilirim”) ve seçici unutkanlık (“Dün gece sarhoş değildim”) gibi durumlar dahil olmak üzere yüksek derecede kendilerini kandırdıklarını ortaya koydu. NE YAPACAĞIZ? Bu yalanlar hayatımıza dair yapmamız gereken değişiklikleri de geciktiriyor. Peki değişime hazırsak ne yapacağız? Öncelikle şunu bileceğiz; hatalarımızı ya da kendimize ve başkalarına zarar veren davranışlarımızı tamamen göz ardı edersek bunları düzeltemeyiz de… Örneğin sorular sorabiliriz: “İstediğim zaman vazgeçebileceğimi düşündüğüm X kötü alışkanlığımdan şimdi vazgeçmemek gelecek sene vazgeçmemi daha zor kılar mı?” “Mutlu olmak için yaşadığım ilişkide sürekli olarak huzursuz ve kötü hissediyor olmamda bir gariplik yok mu? “Çok başarılı olacağını düşündüğüm fikrim çevremdeki kimseyi heyecanlandırmıyor ve beklediğim kadar kazandırmıyorsa bir sıkıntı olabilir mi?” “Sürekli mutsuz hissettiğim, bana kötü davranılan bu ortamın alternatifi yok mu?” Bir yerden başlamak faydalı olabilir. Mesela, gelecek pazartesi hayatımızı düzene sokmaya başlayabiliriz! metin.aktasoglu@haberglobal.com.tr  *Bu haberdeki bilgilerin bir kısmı The Atlantic’te Arthur C. Brooks imzalı “Quit Lying to Yourself” başlıklı makaleden derlenmiştir.
Kaynak: Web Özel

Join The Discussion

vbettr