Haber

İş yerinde samimi ekipler daha mı başarılı?


İş yerinde huzur, insanın hayatındaki en büyük konforlardan biri. Her gün ayaklarının geri geri gittiği bir yerde kimse çalışmak istemez. İyi performansa sahip ekipler kurmak ise her zaman biraz duygu biraz da bilim işi. Peki iyi bir ekibin kimyası nasıl olmalı? Sürekli gırgır yapan, işleri savsaklayan bir topluluk düşünülemez. Ama birbirine bir günaydını bile çok gören insan topluluğunun da iyi bir üretim ortaya koyacağını düşünmek zor. Ignite80 isimli bir firma bin 100 Amerikalı ofis çalışanı ile bir anket düzenleyerek iyi ekiplerin kimyasını ortaya koymaya çalıştı. MESAJLARDA GIF KULLANIYORLAR Anket sonuçlarına göre; öğrenme ve üretim kapasitesi yüksek ekipler, birbirlerine şaka yapmaktan hoşlanıyor, yazışmalarında sık sık emoji ve GIF kullanıyor, ayrıca daha düşük performanslardaki ekiplere göre ekip içinde çok daha fazla küfür ediyorlar. Ayrıca yüksek performansa sahip ekiplerin iş dışı konuları da konuştuğu, birlikte yemeklere çıktığı, aynı zamanda sık sık dedikodu yaptıkları da gözlendi. Sosyal psikolog Ron Friedman araştırmaları ile ilgili olarak, “Böyle çalışan ekiplerin çok sıkı çalıştığını da düşünmemek lazım” diyor. Friedman insanların sosyalleşmesinin bir ihtiyaç olduğunu söyleyerek, “Çoğu iş yeri en yetenekli insanları işe almak istiyor, insani teması sonra düşünüyorlar ve hata yapıyorlar” ifadelerini kullandı.  ‘BİR SONRAKİ GÖREV İÇİN MOTİVE’ İnsani ilişkilerin açık olarak yaşandığı ekiplerde ekip arkadaşlarının birbirlerini sürekli olarak takdir etmesi de önemli. Bu noktada övgüde cimri olmamalı. Organizasyonel psikoloji üzerine çalışan Jack Wiley, yöneticilerin çalışanların duygularını açık yaşayabilecekleri bir ortam yaratması gerektiği görüşünde. Wiley, “İyi işler çıktığında övgüyü esirgememeliler, insanları bir sonraki görev için motive etmeliler” diyor. Bu ekiplerin belirli bir sıklıkla toplantılar yapmaları da aralarındaki iletişim kanallarını açık tutuyor. Bu iletişim kanallarının açık olması akşamları da e-maillerini kontrol etmelerini, hafta sonları ve tatillerde de gerektiğinde çalışmalarını sağlıyor. Tabii her şeyin fazlası zarar. Ekibin sürekli iş dışı konularda da iletişim halinde olması performansı artırsa da daha sonra ikili ilişkilerde yaşanabilecek sorunlardan dolayı performansı aşağı da çekebilir. Bu yüzden yöneticilerin burada iyi bir denge kurması gerekiyor. ‘YÖNETİCİYİ YÜZ ÜSTÜ BIRAKMAK’ Sosyal psikolog Ron Friedman, “Ekipteki iletişim iyi ise çalışanlar sırf yöneticilerini yüz üstü bırakmamak için bile fazladan mesai ortaya koyacaklardır” değerlendirmesinde bulunuyor. Araştırmanın çıktılarına göre iletişimi kuvvetli ekipler eğer evden çalışıyorlarsa iş için günde 10 telefon konuşması yapıyorlar, diğer ekiplerde bu sayı 6. İyi iletişim halindeki ekipler iş için günde 19 e-mail atıyorlar, diğer ekipler 11. Etkileşim içindeki ekiplerde çalışanların yüzde 82’si gün içerisinde iş arkadaşlarını en az bir kez tebrik ettiğini söylüyor. Bu ekipler birbiri ile daha çok yardımlaştığı için birbirlerine minnet duygularını ifade etme oranları diğer ekiplere göre 11 kat daha fazla oluyor. Ayrıca bu ekiplerin toplantılarda da gereksiz zaman harcamadığı dikkat çekiyor. Bir noktadan sonra birbirlerini öyle iyi anlıyorlar ki gereksiz zaman sarfiyatı olmuyor. Samimi ilişkilerin kurulabildiği ekiplerde çalışan 10 kişiden 9.6’sı işinden memnun, bu rakam diğer takımlarda 7.6 kişiye kadar iniyor. Bazı insanlar ise iş yerinde samimi olmamak gerektiğini düşünüyor. İnsanlarla aralarına mesafe koymanın zor olduğunu ama böyle yaptıklarında kafalarının rahat ettiğini düşünenlerin sayısı hiç az değil. Bir ofis çalışanı “Her zaman ciddi olun, laubali olmayın, ben hep öyle yaparım. Biraz da karakterimde var baya ama kafam rahat” diyor.  PEKİ YA MÜŞTERİ İLE SAMİMİ OLMAK? İş yerinde fazla samimiyet hele müşteri ile kurulursa yasal sonuçları olabiliyor. Geçen yıl, bir otelde çalışan resepsiyon görevlisi, otele giriş yapan yabancı uyruklu bir kadın müşteriyi karşılayıp odasına çıkardı. Ertesi gün de müşteriyi taksiye kadar yolcu eden resepsiyon görevlisi, bir süre sonra hayatının şokunu yaşadı. Tam 7 senedir çalıştığı otelden, ‘müşteriyle samimi olmak’ iddiasıyla işten çıkartılan resepsiyona herhangi bir tazminat da ödenmedi. Yargıtay da kararı onayarak müşteri ile samimi olmayı işten çıkarma gerekçesi olarak saydı. Bu derlemede yer alan bilgilerin önemli bir bölümü Business Insider’da Rebecca Knight imzası ile yayımlanan ‘The most successful teams swear and gossip. Managers, take note.’ isimli çalışmadan alınmıştır.

Haber

İş yerinde samimi ekipler daha mı başarılı?


İş yerinde huzur, insanın hayatındaki en büyük konforlardan biri. Her gün ayaklarının geri geri gittiği bir yerde kimse çalışmak istemez. İyi performansa sahip ekipler kurmak ise her zaman biraz duygu biraz da bilim işi. Peki iyi bir ekibin kimyası nasıl olmalı? Sürekli gırgır yapan, işleri savsaklayan bir topluluk düşünülemez. Ama birbirine bir günaydını bile çok gören insan topluluğunun da iyi bir üretim ortaya koyacağını düşünmek zor. Ignite80 isimli bir firma bin 100 Amerikalı ofis çalışanı ile bir anket düzenleyerek iyi ekiplerin kimyasını ortaya koymaya çalıştı. MESAJLARDA GIF KULLANIYORLAR Anket sonuçlarına göre; öğrenme ve üretim kapasitesi yüksek ekipler, birbirlerine şaka yapmaktan hoşlanıyor, yazışmalarında sık sık emoji ve GIF kullanıyor, ayrıca daha düşük performanslardaki ekiplere göre ekip içinde çok daha fazla küfür ediyorlar. Ayrıca yüksek performansa sahip ekiplerin iş dışı konuları da konuştuğu, birlikte yemeklere çıktığı, aynı zamanda sık sık dedikodu yaptıkları da gözlendi. Sosyal psikolog Ron Friedman araştırmaları ile ilgili olarak, “Böyle çalışan ekiplerin çok sıkı çalıştığını da düşünmemek lazım” diyor. Friedman insanların sosyalleşmesinin bir ihtiyaç olduğunu söyleyerek, “Çoğu iş yeri en yetenekli insanları işe almak istiyor, insani teması sonra düşünüyorlar ve hata yapıyorlar” ifadelerini kullandı.  ‘BİR SONRAKİ GÖREV İÇİN MOTİVE’ İnsani ilişkilerin açık olarak yaşandığı ekiplerde ekip arkadaşlarının birbirlerini sürekli olarak takdir etmesi de önemli. Bu noktada övgüde cimri olmamalı. Organizasyonel psikoloji üzerine çalışan Jack Wiley, yöneticilerin çalışanların duygularını açık yaşayabilecekleri bir ortam yaratması gerektiği görüşünde. Wiley, “İyi işler çıktığında övgüyü esirgememeliler, insanları bir sonraki görev için motive etmeliler” diyor. Bu ekiplerin belirli bir sıklıkla toplantılar yapmaları da aralarındaki iletişim kanallarını açık tutuyor. Bu iletişim kanallarının açık olması akşamları da e-maillerini kontrol etmelerini, hafta sonları ve tatillerde de gerektiğinde çalışmalarını sağlıyor. Tabii her şeyin fazlası zarar. Ekibin sürekli iş dışı konularda da iletişim halinde olması performansı artırsa da daha sonra ikili ilişkilerde yaşanabilecek sorunlardan dolayı performansı aşağı da çekebilir. Bu yüzden yöneticilerin burada iyi bir denge kurması gerekiyor. ‘YÖNETİCİYİ YÜZ ÜSTÜ BIRAKMAK’ Sosyal psikolog Ron Friedman, “Ekipteki iletişim iyi ise çalışanlar sırf yöneticilerini yüz üstü bırakmamak için bile fazladan mesai ortaya koyacaklardır” değerlendirmesinde bulunuyor. Araştırmanın çıktılarına göre iletişimi kuvvetli ekipler eğer evden çalışıyorlarsa iş için günde 10 telefon konuşması yapıyorlar, diğer ekiplerde bu sayı 6. İyi iletişim halindeki ekipler iş için günde 19 e-mail atıyorlar, diğer ekipler 11. Etkileşim içindeki ekiplerde çalışanların yüzde 82’si gün içerisinde iş arkadaşlarını en az bir kez tebrik ettiğini söylüyor. Bu ekipler birbiri ile daha çok yardımlaştığı için birbirlerine minnet duygularını ifade etme oranları diğer ekiplere göre 11 kat daha fazla oluyor. Ayrıca bu ekiplerin toplantılarda da gereksiz zaman harcamadığı dikkat çekiyor. Bir noktadan sonra birbirlerini öyle iyi anlıyorlar ki gereksiz zaman sarfiyatı olmuyor. Samimi ilişkilerin kurulabildiği ekiplerde çalışan 10 kişiden 9.6’sı işinden memnun, bu rakam diğer takımlarda 7.6 kişiye kadar iniyor. Bazı insanlar ise iş yerinde samimi olmamak gerektiğini düşünüyor. İnsanlarla aralarına mesafe koymanın zor olduğunu ama böyle yaptıklarında kafalarının rahat ettiğini düşünenlerin sayısı hiç az değil. Bir ofis çalışanı “Her zaman ciddi olun, laubali olmayın, ben hep öyle yaparım. Biraz da karakterimde var baya ama kafam rahat” diyor.  PEKİ YA MÜŞTERİ İLE SAMİMİ OLMAK? İş yerinde fazla samimiyet hele müşteri ile kurulursa yasal sonuçları olabiliyor. Geçen yıl, bir otelde çalışan resepsiyon görevlisi, otele giriş yapan yabancı uyruklu bir kadın müşteriyi karşılayıp odasına çıkardı. Ertesi gün de müşteriyi taksiye kadar yolcu eden resepsiyon görevlisi, bir süre sonra hayatının şokunu yaşadı. Tam 7 senedir çalıştığı otelden, ‘müşteriyle samimi olmak’ iddiasıyla işten çıkartılan resepsiyona herhangi bir tazminat da ödenmedi. Yargıtay da kararı onayarak müşteri ile samimi olmayı işten çıkarma gerekçesi olarak saydı. Bu derlemede yer alan bilgilerin önemli bir bölümü Business Insider’da Rebecca Knight imzası ile yayımlanan ‘The most successful teams swear and gossip. Managers, take note.’ isimli çalışmadan alınmıştır.

Join The Discussion

vbettr