Haber

Erdoğan ile görüştük, güçlü ilişkilerimiz var


Rusya’nın Ukrayna topraklarındaki işgali 8’inci gününde de devam ediyor. Ukrayna’daki son durumla ilgili basın mensuplarına demeç veren Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy, bu süreçte Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile görüştüklerini ve Türkiye ile çok sıcak ilişkilerinin olduğunu ifade etti. Zelenskiy konuya ilişkin şunları kaydetti: “Başkan Erdoğan ve Türkiye ile çok yakın ilişkilerimiz var. Erdoğan ile görüştük çok güçlü ilişkilerimiz var. Biz Türk SİHA’larını satın aldık. Erdoğan’ın Ukrayna’ya sadece bu alanda değil siyasi düzeyde de birçok girişimi var. Ukrayna’ya güvenlik garantisi verebilecek ülkelerden bir tanesi. Erdoğan müzakerelerdeki güvenlik sürecine etki edebilecek” dedi. Zelenskiy’nin açıklamalarından önemli satır başları ise şu şekilde: Ukrayna Devlet Başkanı Zelenskiy basına demeç verdi. Açıklamalarında şunları kaydetti: “Rus ordusu bizden 5 kat daha güçlü. Biz ülkemizi ve halkımızı savunuyoruz. Ben Başkan olmasaydım ülkemi savunurdum çok iyi. Sivil savunmada yer alırdım, gıda alırdım, ateşli silah kullanırdım, gerekeni yapardım. Bana bir ültimatom verilseydi karşı tarafa geçmezdim. Rus annelerine hitap etmek istiyorum. Rus anneler 18-19 yaşındaki çocuklarını gönderdiler. Kızım 17-18 yaşında. Bu askerler benim çocuğum olabilirdi. Anneler, çocuklarınızı geri çağırın. Ailem için yapıyorum bunu. Kendi kararlarınıza kendiniz karar verememeniz utanç verici. Özgürlük budur.” Zelenskiy, “Putin sizi öldürmek istiyor korkuyor musunuz?” sorusuna, “Ben yaşayan bir kişiyim ve canlıyım. Her canlı hayatta kalmak ister. Yaşamını kaybetmekten korkan biri değilim. Çocuklarımız için yapıyoruz bunu. Eğer çocuklarınıza savaşa gönderirken korkmuyorsanız duygudan yoksunsunuz. Ailemin hayatı için korkuyorum ama ülkenin Başkanıyım ve korkma hakkım yok. Duygu yüklü anları ben de yaşıyorum. Ailelerimiz için korkuyoruz. Sevdiklerimiz için korkuyoruz. Ülke var olmayabilir düşüncesi, sonraki neslin geleceği beni endişelendiriyor.” diye cevap verdi. KENDİMİZİ NATO VE AB İLE GÜVENCE ALTINA ALMAK İSTİYORUZ Zelenskiy açıklamalarına şu şekilde devam etti: “Scholz, Macron, Biden gibi dünya liderleriyle ilgili bir mesele değil bu. Bizim bir güvenlik garantisine ihtiyacımız var. Kendimizi NATO ve AB ile garanti altına almak istiyoruz. Biz var olmazsak NATO ile konuştum, ittifak ülkelerini savunmazlarsa, ittifak üzerinde baskılar vardı, Belarus baskısı vardı, onların karşılığı ne oldu? Savaşa girin demiyorum ama bu ittifakın gücü nereden kaynaklanıyor. Savaşı önlemekten kaynaklanıyor. Oturup bunlar bizim müzakere noktalarımız ve eşit hakları var demeniz lazım. Bir zayıflık gördük burada. Çünkü Litvanya bize tel verdi, sınır korumak için. Bu nasıl bir ittifak, nasıl bir eşitlik? Avrupa için de aynı şey geçerli. Bu bir enerji silahı. Ukrayna üzerine baskı yaptılar. Söylenenler gerilimi artırdı. Çok geç olsa da bize silah gönderen ülkelere müteşekkiriz. Binlerce Ukraynalı yaşamını yitirdi. Bu ittifakların gücüyle aslında Tanrı bizi korusun. Eğer biz var olmazsak, sırada Litvanya, Moldova, Polonya, Gürcistan olacak. Dünya gücünü göstermeli, diplomasinin gücü konuşulmalı. Yaptırımlar iyi bir başlangıç.  Rusya Federasyonu Başkanı milliyetçilikten bahsetti. Başka kiliselerin özgürlüğüne müdahale ediliyor, deniliyor. Bunlar bombaların ardındaki bahaneler. Rusya bombası kiliseye düştü. Kendi kilisesini bu şekilde savunuyor. Bize ait diyor ama bu şekilde savunuyor. İşte ironik bir durum var burada. Babi Yar saldırısında 5 kişi yandı. Babi Yar’da yüz binlerce Yahudi ve başka azınlıklar da hayatını yitirmişti. Şimdi anıtı bombardımana tuttular. 5 kişi öldü, içlerinde aile, çocuk, yetişkin var. Askeri altyapı vuruluyor deniyor ama bu ne peki? Kiev, Harkiv ve başka şehirler bombalandı. Mairopol bombalandı.  Günde 20 kez dünya liderlerini arıyorum. Güvenlik garantisine ihtiyacımız var. Kaç kişinin daha ölmesi, kolunun bacağının ayrılması gerekiyor bir tarih vermeniz için. Ben savaştan önce önleyici yaptırımlar olsun dedim. Önden kapsayıcı bir paket olsun dedim. Tanrıya şükür ki şimdi yaptılar. Yasak bölge istiyorum. Bunu sağlama gücünüz yoksa bana uçak verin. Dediler, uçak için oylama gerekiyor. Biz nerede olduklarını gördük. Uçak bulduk, SSCB’den kalan uçaklar. Ukrayna topraklarından karşılık vermek istedik.  Ne yazık ki Biden ile savaş çıktıktan sonra görüşebildik. Evet, bunu açık bir şekilde söyledim. Destek geç geldi, dünya kararlılık göstermedi. Dünya, Putin’in ordusundan daha güçlüdür. Ordunun görüşü, Putin’in, sivil toplumun görüşü farklı. İnsanlar televizyon izliyor, gazeteciler haber yapıyor. Sizin Rusya televizyonunda bu haberleri yaptığınızı görmüyorum. Bazı kararlar alınıyor ki takım elbise giyen diplomatlar tarafından. Askeri savunma görevinde olmalı, modern ordular artık saldırı yapmamalı. Dünya, Ukrayna için çok geç kaldı. İnsanlar sokakta bize destek verdi. Liderlerine seslendiler, baskı yaptılar. Bütün dünya şunu bilmelidir ki bütün dünya çok geç kaldı. İnsanlar meydana çıkıyor, hükümetler ile görüşüyor. Bürokratik engellerle karşılaşmadan liderlerle görüşebiliyorum. Bu destek bizim için önemli. Bu desteği devam ettirin lütfen. Bu zayıflamasın. Çünkü bu bizim güvenimizi de artırıyor. Destek yoksa da ben yine zayıf hissetmem. Biz birlik ülkeyiz, bunu yok etmek istiyorlar. NATO üyesi değiliz, nükleer silahımız yok. Başka ne verebilirim ki? Lütfen topraklarımızı terk edin. Birkaç metre ötedeyim, komşunuzum. Ben normal bir kişiyim, biz kimseyi tehdit etmiyoruz. Başka insanların topraklarına el koymuyoruz. Neyden korkuyorsunuz? ” İSRAİL BİZİMLE AYNI RENKLERİ KUŞANMADI Ağlama duvarı önündeki Yahudiler bizim bayraklarımızı kuşanmıştı. Bunu görünce çok etkilendim. Ben İsrail liderleri ile görüştüm ve açık bir şekilde söyleyebilirim ki, iyi ilişkilerimiz var ama her şey şu anda sınanıyor. Gerilim dolu zamanlar, çok desteğe ihtiyaç duyduğumuz zamanlar. O bizim bayrağımızın renklerini kuşanmadı. Görüşürken onu hissettim. Polonya lideriyle her gün görüşüyoruz. Polonya Başkanı beni aradığında, kan bağışı göndermek istiyor diye sordum orduya. ‘Tamam, alalım’ dediler. Polonya ile her açıdan dostuz. Çok şey yapmaya çalışıyorlar. Öyle bir zamanda yaşıyoruz ki çok fazla uçağa ihtiyacımız var. Çok fazla kişi kaybetmeyi tahayyül bile edemem.  Her kişi takındığı yüzü hak ediyor. O yüz hayatını gösteriyor. Bu insanın yürüdüğü yolu biliyorum. Lavrov’un yüzünü görmek beni mutlu etmez. Telefon skandalı vardı ve o döneme denk geldi. Bana Rusya’dan ne istiyorsunuz, diye sordu. Ben de gerçeği istiyorum dedim. “Topraklarımızı geri verin”, dedi. Ben sadece barış istiyorum. “Aramızda kalsın ama gerçekten çaba sarf etmelisiniz, geriliminizi azaltın” dedim. O,  “Zelenskiy ile görüştüm, tüm taleplerimizi karşılamaya hazır” dedi. Onlardan sonra gelen bir dönem olacaktır.  Hayır, silahlar yetmiyor. Bundan bahsetmek bile istemiyorum. Çok sayıda silah ihtiyacımız var. Sayıları bizden 10 kat fazla ama daha küçükler bizden. Bizim amacımız savunma. Ben Putin’le konuşmak zorunda değilim, dünya onunla konuşmak zorunda. Oldukça dürüst bir şekilde Putin’in gündeme getirdiği meseleleri biliyorum. Koşulsuz olarak görüşmemiz gerekiyor. Yüz yüze görüşmemiz lazım eğer mümkünse. Her türlü meseleyi çözmeye razıyım. Donbass ve iki bölge ile ilgili durumu biliyorum. Başkan olmadan önce de savaştan önce de çok popülerdim. Belarus, Kazakistan beni biliyor. Ortak yönlerimizi ve farklılıklarımızı biliyorum. Biz barış istiyoruz. Eşit seviyede sizinle görüşmek istiyorum. Putin’e mesajım bu. Sanırım başka bir dünyada yaşıyor. O yetişkin bir insan. Bir insan kendisi için büyük bir insan olur ama buna gelecek nesiller karar verir. Belki beni bir gün gelecekte hatırlayacaklar ama ileride nasıl hatırlayacakları önemli.  İşgalcilerin nereden giriş yaptığını bilmek çok zor. Bazı küçük kasabaları kaybediyoruz. Sadece işgalciler değil sabotaj ve keşiş grupları var. İşgalden öncede buradaydılar, casusluk yapıyorlardı. İlaç temini, emeklilerden gelen talepler farklı bölgelere insani yardım konvoyları gönderiliyor. İnsani yardım konvoyları ülkeye gönderilmiyor. Buna engel olmaya çalışıyorlar. Harkov’daki insanlar yeşil koridordan geçmek istediler ancak buna izin vermediler. Çin ve Hindistan’da öğrenciler hayatını kaybetti, onları canlı canlı yaktılar.  İnsanlar isterlerse Rusya’ya gidebilirler. Ama bazı köylerde elektrik yok. Gıdaları alıp kendileri kullanıyor, rafları boşaltıyorlar, suyu sigarayı alıyorlar. İnsani yardım konvoyuyuz diyorlar, bizim aldığımız ürünleri dağıtıp biz yardıma geldik diyorlar.”    
Kaynak: Haber Global

Join The Discussion

vbettr